Proje Hakkında

Türkiye’deki hafıza anıtları [memorial] projeleriyle ilgili bu bilgi derlemesi son 100 yıl içerisinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana haksızlığa uğrayan birçok grup ve birey tarafından oluşturulan olumlu hafızalaştırma örneklerinin altını çiziyor.

Bu proje, New York World Policy Institute [Dünya Politika Geliştirme Enstitüsü], merkezi ABD’nin Michigan eyaletindeki Kalamazoo şehrinde bulunan Fetzer Institute [Fetzer Enstitüsü] ve İstanbul merkezli Hafıza Merkezi’nin işbirliğiyle yürütülüyor. Proje, Türkiye’nin, baskı ve şiddetten daha barışçıl, demokratik bir geleceğe doğru ilerleyen diğer toplumlarla birçok ortak özellik paylaşmasından doğdu.

Proje ile ilgili ilk fikir, Hafıza Merkezi’nin Hafızalaştırma ile ilgili Aralık 2011’de düzenlediği ilk atölyeye katıldıktan sonra World Policy Institute üyesi Belinda Cooper tarafından önerildi. Bu ilk atölye çalışması sırasında da gündeme gelen hafızalaştırma ile ilgili çok sayıda soruyu ve hafızalaştırmanın insan hakları ve demokrasiye nasıl katkıda bulunabileceğini daha derinlemesine araştırmak amacıyla, Şubat 2013 tarihinde Mardin’de farklı politik, etnik ve dini gruplardan hafızalaştırma ile ilgilenen Türkiyeli katılımcıları bir araya getiren ikinci bir atölye düzenledik.

Bu atölyelere ayrıca zor ve tartışmalı tarihsel süreçlerle baş etmeye çalışan üç ülkeden, Almanya, İsrail ve Bosna’dan hafızalaştırma uzmanları davet ettik. Bu web sitesi bu atölyenin doğal sonucu olarak ortaya çıktı. İnkar edilen, bastırılan veya yanlış yorumlanan tarihsel olayları ele almayı amaçlayan Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki çok sayıda inisiyatif hakkında bilgi sağlıyor.

Bu çabalar tartışmalı olabilir ve çeşitli nedenlerle hepsi aynı derecede başarılı olmayabilir… Ancak tarihle yeni ve dürüst yollarla başa çıkmaya çalışma eyleminin kendisinin bile, tüm toplumsal grup ve halklara saygı duyulan ve seslerine kulak verilen daha demokratik ve adil bir topluma doğru atılan bir adım olduğuna inanıyoruz.

Ekip

Proje Belinda Cooper, Meltem Aslan ve Murat Çelikkan tarafından örgütlendi. Web sitesinde yer alan konularla ilgili araştırmaları Harun Ercan gerçekleştirdi ve burada okuduğunuz maddeleri yazdı. Web sitesininin tasarımı ise Derin Korman’a ait.

Sponsorlar

Bu proje hem konferans hem de web sitesine finansal destek sağlayan Fetzer Institute’a [Fetzer Enstitüsü’ne http://www.fetzer.org/] ve idari destek sağlayan World Policy Institute’a şükran borçlu. Ayrıca, Mardin atölyesine evsahipliği yapan Sabancı Müzesi’ne, atölyeye verdiği destek için Mesut Alp’e ve fotoğraflar için Nar Photos’a teşekkür etmek isteriz.

Hafızalaştırmanın Rolü

Geçiş dönemi ülkelerini gözlemleyenler, bu ülkelerin tarihleriyle dürüst bir şekilde yüzleşmedikçe şiddet ve baskı dönemlerini geride bırakamadıklarını düşünüyor. Ancak bu yüzleşme hiçbir zaman basit bir süreç teşkil etmiyor. En az iki, bazen daha fazla taraf, birbiriyle çatışma ve baskı ortamında karşı karşıya bulunuyor ve her biri tarihsel “hakikat” ile ilgili farklı bir görüş taşıyor. Mağdurlar ve failler deneyimleri ile ilgili büyük oranda farklı anlatılar yaratır: mağdurlar genellikle kendi çektikleri acıya odaklanırken, failler bu acıya sebep olmada oynadıkları rolleri inkar eder veya kendi mağduriyetlerine vurgu yapar. Bu tepkiler aynı grup veya bireylerin hem fail hem de mağdur olarak gösterildiği hallerde daha da karmaşık bir hal alır.

Hafızalaştırma bu anlatıları sunmanın ve bu anlatılarla yüzleşebilmenin temel yöntemidir. Hafıza anıtları veya kamusal hatırlama eylemleri biçimsel olarak geniş bir çeşitlilik gösterebilir: heykeller, parklar, müzeler birer hafıza anıtı olabilir veya daha az kalıcı anma biçimleri arasında, gösteriler, tiyatro yapımları ve gezici sergiler sayılabilir. Bunlara eğitim etkinlikleri, ortak öğrenim ve iletişim çalışmaları eklenebilir. Hafıza anıtları çeşitli farklı roller üstlenebilir. Politik güçler tarafından manipüle edildikleri takdirde hafıza anıtları ihtilafları vurgulayabilir veya çatışmayı yüceltebilir, bunun sonucunda da yeni düşmanlıkları körükleyebilir. Ancak hafıza anıtları yeni kuşakları eğiterek, düşünme, iyileşme, dışlamayı sona erdirme ve uzlaşma gibi süreçleri teşvik ederek ve hatta bir kefaret işlevi görerek daha yapıcı bir amaca da hizmet edebilir. Bu web sitesinin sunmak istediği de hafızalaştırmanın barış ve demokratikleşmeye katkıda bulunan bu boyutu.

Türkiye’deki hafızalaştırma projeleriyle ilgili bu bilgi derlemesi son 100 yıl içerisinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana haksızlığa uğrayan birçok grup ve birey tarafından oluşturulan olumlu hafızalaştırma örneklerinin altını çiziyor. Örneklerin sayısı ve çeşitliliği ilk beklentilerimizi aştı. Geçmişte zulme uğramış azınlıklar ve aynı zamanda çoğunluğu oluşturan nüfus arasında paylaşılabilen bir tarihsel anlatının yaratılmasına yönelik bir ilk adım olarak, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin “karanlık noktalarını” anmaya yönelik gerçek bir ihtiyaç olduğunu gösterdi. Seçilen örnekler insan hakları fikrini güçlendirmeye, inkar edilen veya bastırılan tarihsel olaylarla ilgili olarak daha geniş kitleleri eğitmeye ve son aşamada Türkiye’nin çok yönlü nüfusunu oluşturan çok sayıda etnik, politik ve dini grup arasında anlayış ve uzlaşma sağlamaya yardımcı olma çabalarını vurguluyor. Bu örnek grubunun geliştirilmesi öngörülüyor.

Derlemenin, ayrıca, dünyanın çeşitli yerlerinden hafıza anıtları, işlevleri ve etkileri konusunda bilgiyle desteklenmesi planlanıyor. Böylece sağlıklı bir demokrasi için gerekli tartışma ve sürece dahil olma anlayışını yaygınlaştırmayı ve güçlendirmeyi umuyoruz.

Hafızalaştırma Çalışmaları